22 Ekim 2010 Cuma

MUTSUZUM...

Bunun ötesi berisi yok yada mutsuzluğumu süslü kelimelerle donatıp buraya yazmaya da gerek yok işin özü gerçekten çok MUTSUZUM....
Bunu gidermek için birçok yol denedim.
Hayatım için planlar yaptım ve bunu en sevdiğimle paylaştım :) yada paylaşamadım.Sanırım artık aynı dili konusmuyoruz,aslında bundan vazgeçeli çok olmuş da benim haberim yokmuş.Şimdiye kadar kendimi birçok kere berbat ve işe yaramaz hissettiğim yada hissettirildiğim durumlar oldu ama bu bambaşka.İyi desem de suç kötü desemde.Kendi aklımca bende bişeyler yapmaya çalısıyorum.Ama benim bu çabalarım kimse tarafından görülmediği gibi farklı yorumlarada yol açabiliyor.(Kafa ütülemek gibi) Yok ben bu akşam şunu daha iyi anladımki ben ayaklarımın üstünde durmadıkça bana hayal kurmak,istemek,mutlu olmak vs işte bir insanı kendi kendine bile mutlu hissettirebilecek yada insan hissettirecek herşey YASAK.Kısaca MUTSUZUM.....

8 Ekim 2010 Cuma

AMİN....

HAYAL KURMAYI BİLE ÖZLEDİM....

Eskiden çok eskiden ortaokul-lise-ünüversite yıllarında o kadar çok hayal kurar ve kurduğum hayallerin gerçekleşmesi için okadar çok dua ederdimki şimdi o kurduğum hayallerdeki beyaz atlı prensimle evliyim.Bir zamanlar bana okadar uzaktıki ancak hayallerimde ona kavuşabiliyordum...Neyse bugünlerde düşünürken birden hayallerim geldi aklıma.Eskiden kurduğum hayaller.Ne tuhaftırki birçok olamayacak şey belkide bu düşünce gücüyle olduğunu farkettim.Veeeeeeee okadar uzun zamandır hayal kurmadığımı.Belkide bu günlerde tamda hayal kurma zamanı.Yani şu düşünce gücünü kullanma zamanı.
Ya nedendir bilmiyorum ama ben artık eski ben değilim.Yani tabiki öyle artık evli ve 3 çocuk annesiyim ama kendimle kaldığım zamanlarda sanki yabancı biriyle kalmısım gibi rahatsız bir duygu sarıyor
beni.Sanki ölümüm yaklaşmıs gibi ne hayal edebiliyorum gelecek için nede dua.Oysaki eskiden ençok yaptığım ve yaparken bile çok mutlu olduğum 2 şeydi bunlar.Tekrar eski ben olmak için kolları sıvamak zamanı geldide geçiyor sanırım.Bundan sonra bu bloga her kurduğum hayali yazacağım.Daha sonra gerçekleşip gerçekleşmediğinide paylaşırım.Hem şu düşünme gücümün tekrar işe yarayıp yaramadığını da görmüş oluruz.Umarım hersey hayl kurmak kadar zevkli olur bundan sonra hayatımda.Bu aralar hayatın bana gülümsemesine ve beni tekrar kabullenip bana yeni kapılar açmasına okdar çok ihtiyacım varki....

5 Ekim 2010 Salı

TAM DA ÖZLÜYORUM DERKEN....

Tamda önceki yazımda ÖZLÜYORUM derken az önce Tanya's blogunda bir yazısını okudum.Allah sizi ayırmasın.Gözlerim doldu doldu doldu.....Aslında bizde bu duygularla başlamıstık yola ama işte.Olsun yinede umudum var eskisi gibi olmak için en azından zamanım ve sabrım var.

4 Ekim 2010 Pazartesi

ÖZLÜYORUM...

Çok özlüyorum.Söyleyemiyorum,söylesem ne çare geri getiremiyorum işin kötüsü ben özlerken bugünlerinde kıymetini bilemiyorum sanki onu biraz daha kaybediyorum.Kendimize ait olan herseyden vazgectik sanki.Sanki eski tadımız kalmadı.Sanki yakında birbirimizden vazgecek gibiyiz.Bu böyle olmamalıydı bi yerlerde yanlıs yaptık ama nerde.Şimdilik ikimizde birbirimize birşeyler çaktırmamaya çalısıyoruz sanki herşey yolundaymışda bu uzaklaşmamız çocuklardan işden güçten falnmış gibi muhabbetler var evde. Ama ben özlüyorum.Elimi tutarken elleri titreyen,kokumu özleyen,benle konusurken sesi titreyen sevgilimi çok özlüyorum.Onu geri istiyorum.

25 Eylül 2010 Cumartesi

SÜT..........

Gece 00:00 gibi uyunur.1 saat arayla uyanılır ve annede uyartılır.5 defa falan süt istenir ve anne saat 05:00 gibi artık dayanamaz ve çocuk tekrar süt istediğinde zıkkımın kökünü iç der bunu duyan ve uyuma rolü yapan babada
artık dayanamayıp basar kahkahayı....İşte dün gecemiz böyle geçti.Çok uykum var......

9 Eylül 2010 Perşembe

BAYRAMMI BU ŞİMDİ?

Günlerdir aklımda Nehir ve ailesi var.Onlarla yatıp onlarla kalkıyorum.Rüyalarımda bile o iğrenç hastalığın adıyla uğraşıyorum.Bu sene kendi oğlumunda acısını unutarak Nehirin acısını yaşıyorum.Dün gece bir anne için geçirilebilecek en berbat bir gecedir heralde.Rabbim hiç birimizi evlatlarımızla sınamasın.
Bugün annesinin dün gece yazdığı yazıyı okudum.Daha acısı taze ve kendisininde dediği gibi Nehirin yokluğunun farkında değil.Allah sabırlar versin diyorum.Ve bu yüzden busene bu bayram bana çok tatsız ve manasız geliyor.Artık hiç bayram kutlamak istemiyorum bu sene.Kimse gelmesin biz kimseye gitmeyelim.Evde yanlız kalıp bu manasız dünyada evlatlarımızın başına birşey gelmemesi için sadece dua etmek istiyorum.Ruh halim çok kötü.Bu acıdan haberi olup ta ruh hali iyi olan varmıdır acaba.Kutlamıycam busene bayram falan kutlamıycam...